RÜYA YORUMU – UŞŞAKİ’NİN KERAMETİ

0
307

RÜYA YORUMU, UŞŞAKİ’NİN KERAMETİ

   Bu bütün tarikatlarda bir kuraldır. Kerâmet gösteren velî dahi olsan, bir tarikata gittiğin zaman “Kelime-i Tevhid” ile başlarsın. Ha uzun boylu tutmaz onu mürşit ama mutlaka onun dosyasına işlenmesi gerekiyor bunlar. Hacı Kâzım Kulevî Hazretleri, Bekir Sıtkı Hazretleri’ ne gittiği zaman kalkıp adap tutuyor, fakat “Kelime-i Tevhid” veriyor. Kerâmet gösteriyor, keşfi açık ama Kelime-i Tevhid! O’na Fatımatuz Zehra annemiz mürşitlik etmiş, yetiştirmiş, kalp gözü açılmış, ilhâm gözü açılmış. Validemiz, “Mürşide gideceksin” diyor. Bilmem kaç küsür sene mürşit arıyor, bulamıyor. En son validemize diyor ki; “Ya anne, hiçbir mürşit beni almıyor.” Avucunu açıyor diyor ki; “İşte mürşidin, deniz kenarında bulacaksın.” diyor. İzmir’de buluyor Bekir Sıtkı Hazretlerini.

   Allah hepinizden razı olsun… İçtihatta yanılsan dahi bir sevap alırsın. İçtihatta yanılmazsan, on sevap alırsın, 700, 700, 70.000 gider onu Allah bilir. Yani doğruya içtihat edip, yapılan buğuzlarda kişiye vebal gelmez; fakat târikat yolu, hikmet yoludur. Hikmet yolunda; “neden”, “niçin”, “bu yanlış”, “bu doğru” diye bir şey asla, asla düşünmeyeceksin, eğer düşünürsen engel olur sana…

   Birçok mürşit, dervişlerin arasından geçip odasına girmiştir fahişeyle. Ve dervişlere; “Bana su ısıtın.” demiştir. Buğuz edenler elendi gitti. Sonra dedi ki, “Çocuklar gelin bakalım.” Dervişler içeri girdi, odanın penceresi yok ama ne kadın var, ne başka bir şey. Bunlar imtihandır. Diğerleri öyle gördü. Yanında bir fahişe gördü. Getirdiği fahişe kendi nefsiydi. Kendi nefsini onlara fahişe gibi gösterdi ve onları imtihan etti. Bu tür şeyler mutlaka olur.

   Tarihte öyle olaylar vardır ki, Şeyh Muhyiddin Arabî Hazretlerine birçoğu zındık demiştir. O zındık mıdır? Zamanın kutbuydu ama zındık denilmiştir. Neden? O kişiyi çözemedikleri, anlayamadıkları için… Aynı adama soruyorlar:

   “Muhyiddin Arabî nedir?”

   “Zındıktır!” diyor. 10 gün sonra soruyorlar başka biri;

   “Zaman’ın Gavs-ı” diyor. Ya 10 gün önce zındık olan, 10 gün sonra nasıl “Gavs” olur.

   “Allah dilerse, 10 saniyede de yapar, 10 günde de…” diyor. Verdiği cevap da doğru.

   Hikmet yolunda mantığı devreye sokarsan, mantık yanılır. Mantık yeterli olmaz hikmete. Hikmet çok enteresandır. Akıl, fikir mutlaka dünya hayatında lüzumlu, gereklidir. Allahuteâlâ’nın lütuflarıdır. Ancak işe hikmet bulaştığı an akıl, çırak kalır. Akıl artık onun terazisini tartamaz. Onun terazisi akla ağır gelir.

   Dünyada Allahuteâlâ’nın adaleti yoktur. Allahuteâlâ dünyaya dahi hikmetle tecelli eder. Eğer; Allahuteâlâ dünyada adaletini tecelli ettirseydi, 10 gün sonra dünya bomboş kalırdı. Adalet cezayı hemen keser, oysa hikmet süre verir. Adaletle hükmetseydi, suç işlediğinde “Küüt!” verirdi cezayı. O yüzden hikmetle tecelli eder. Ha Allah’ın cezâsı da gelir, gecikerek gelir, çok haddi aşarsan anında gelir. Bunlar nadirdir. Allahuteâlâ’nın Veli kullarının tamamı hikmetle tasarruf eder.

  Yani, sağ olsaydı da ben sizi bazı velilerle tanıştırsaydım. Sırrı Süleyman Hazretleriyle…

   Hiç anlayamazsın. Adamın biri iyilik eder, beddua eder, başka adam kötülük eder, hayır dua eder. Bir araştırırsın ki, iyiliğin altında yüz bin tane desise var. Acı söz işittiğinde, ona dua eder. Hayret eder kalırsın. Bu nasıl ters orantılı bi iştir. Tefekküre bir dalarsın ki, o acı söz ilaçmış. Nefsinin bel kemiğini kırmış. Yani bu hikmeti anlamak çok zor bir olay. Ancak hikmet ehli olursan…

   İşte Yunus ne diyor:

    “Dört kitâbın manisi bellidir bir Elif’ te.”

   İşte bu hikmettir. Hikmet gözlüğü ile bakmada ben seni göreyim, bir Elif’te 4 kitap nasıl okuyacaksın?

   “Sen Elif dersin hoca, manisi ne demektir?” Hoca Elif diyor…

    Sen Elif dersin hoca

    Dilersen var bin hacca

    Hepisinden iyice

    Bir gönüle girmektir.”

   Laflara bak inci, inci de değil daha fazlası. Kime demiş, anlayana demiş. Niye “Bilmeyenler ne bilsinler, bilenlere selam olsun.” diyor mübarek insanlar? Bilenlerin de geleceğini biliyor kıyâmete kadar onlara selam olsun diyor. Yunus:

   “Bilmez misin cahilleri nice geçer zaman.” diyor, Yunus kendine sesleniyor. “Yunuuus bu cezbe sözleri cahillere söyleme, bilmez misin cahillere nice geçer zaman.”

(Dervişlerden birinin rüyasını yorumluyor.)

   Daha evvelki bir alemde oluşunuz ve ateşten oluşunuz İbrahim Aleyhisselam’dan himmettir. Yani ötelerde göze girmişsin. Deniz rahmettir. Demek ki, Ramazan ayında baya bir kazancın var. Orada himmet var. Diğerleri de senin halini ifade ediyor. O sesleniş yumuşak olmaz, mümkün değil. Hatta o seslenişte, yüreğinin “küt küt” atması lazımdı. Onun hikmeti var. Onları daha sonra öğreneceksiniz. Bir yerlerden sondaj yapıyorlar. Yalnız güzel bir himmet almışsın. Bu tür himmetler, ders geçmeden daha önemli ve değerlidir.  Uşşaki’nin imtihanı ateşledir. Uşşaki’yi ateş yakmaz. Her târikatın kendine özgü kerâmeti vardır. Uşşaki’nin kerâmeti ateşledir. Biz eskiden Çengeloğlu’nda halka açık gösteriler yapardık. O günün valisi dâhi gelirdi. Binlerce insan gelirdi izlemeye. Körüklerde demirler kızartılır, ağzımızda soğuturduk. Yüz metre ilerden et kokusu duyarsın kebap pişiyor gibi ama hiç yanık yok. Bunu herkes görürdü yani. Uşşaki’nin böyledir.

   Rufa-i’nin delici aletlerledir. Her birinin kendine özgü kerâmeti vardır. Kendini ateşte görürsen hem Uşşaki büyüklerinin gözüne girmişsin, hem de İbrahim Aleyhisselam’dan himmettir. Nemrut ateşe atmıştı ya onu… Yani çok güzel maşallah durumun iyi…

#manevirüyayorum #HacıKâzımKulevîHazretleri #uşşakininkerameti #keramet #dinisohbet #SeyyidAliEfendi

CEVAP VER

Yorumunuzu yazınız
İsminizi yazınız