Miraç’ta Ümmete Verilen Hediyeler – Zaman İçinde Zaman – “Selamün Kavlen Min Rabbir Rahim” Ne Demek? – Miraç’ın Sırlarından

0
754

Miraç’ta Ümmete Verilen Hediyeler Nelerdir?

Miraç olayı bu kâinattaki en muhteşem birkaç olaydan biri. Hatta muhteşem birkaç olayında en başı, en birincisi. Hz. Adem’den beri birçok Peygamber geldi, bunlara suhuflar indi, kitaplar indi. Peygamberler görevlendirdi Cenab-ı Hak fakat; bir Miraç olayı yok! Miraç olayı yani, bütün kâinatın can bulduğu bir olay. Ben Miraç olayının üzerinde çok uzun boylu durmayacağım çünkü; bu Miraç olayı her yıl, her Miraç’ta defalarca anlatılan bir olay. Miraç olayını hakkı ile anlamamızı sağlayacak olan konuya gireceğim, yani onun içeriğine. Miraç duyuyoruz Peygamberimiz gitti, geldi falan, filan, üç beş kelimede Miraç’ın çatısı çakılıyor. Fakat öyle değil, Miraç olayı çok büyük bir olay, kâinattaki en büyük olaylardan biri. Biliyorsunuz Cenab-ı Hak, Miraç olayının başlangıcını şöyle anlatıyor ayet-i kerimede;

“Kulumuz Muhammed’i, kulumuz Muhammed’i bir gece yarısı Mescidi Haram’dan, Mescidi  Aksa’ya ulaştıran Allah’ın şanı ne yücedir. O her şeyi hakkıyla görür ve O her şeyi hakkıyla bilir.”

Cenab-ı Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz yatağından Miraç yolculuğuna başladığı zaman yatağına girmiş, yatağı ısınmıştı. Hani insan yatağa girdiği vakit yatak ısınır ya, yorgan ısınır, yatağı ısınır, yani yatağın bir ısısı vardır. O kadar büyük âlemleri aşıp, Cenab-ı Hak’tan onca hediyeleri alıp, geri döndüğü zaman yatağı soğumamıştı daha. Bunu düşünebiliyor musunuz? Yatağı soğumamıştı.

Zaman İçinde Zaman

Buradaki Hikmet nedir? Zaman içindeki zaman. Mesela; Dünya içindeki 1000 yıl, cennet için 1 saattir. Cennet hayatı için Dünya’daki 1000 yıl, melekler için 1 gün, dünyada 10 asır geçtiği zaman meleküt  âlemlerinde 1 gün, cennette 1 saattir. Cenab-ı Peygamberimizin yolculuğu kısaca Miraç olayına dokunup, esas Miraç’ı anlayacak, Miraç olayının içeriğini anlamamız lazım. Bunu hissetmemiz lazım. Bunu gönülde yaşamamız lazım. Miraç olayı çok büyük bir olay.

“Selamün Kavlen Mir Rabbir Rahim” Ne Demek?

Cenab-ı Hak böyle takdir etti ve ayet-i kerimede anlatıldığı gibi yolculuk başladı ve Resullulah sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz Burak’la her gök kapısını geçerken Allâhu Teâlâ nida ediyordu:

“Gel, ya Habib’im!” nidası geliyordu, “Gel.”

Ve her geçtiği gök kapılarından melekler büyük bir tazimle fakat Peygamber Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem bir hadis-i şeriflerinde diyor ki; “Miraç’a giderken Musa’nın kabrine uğradım. Namaz kılıp ümmeti Muhammed için dua ediyordu.”

Musa Aleyhisselam’a da salatu selam getirmek lazım, zaten bütün Nebilere getirmek lazım çünkü; Allah getiriyor. Bakın:

Esteizubillah”; “Selamün kavlen mir Rabbir Rahim.”

Nedir bunun anlamı? Her gün okuruz, bir gün düşündük mü? “Rabbir Rahim” bunların, Peygamberlerin tümüne salatu selam ediyor ve Cenab-ı Hak diyor ki:

“Allah ve melekler, Habib’ine salatu selam ediyor, sizde edin” diyor. Bakın Allah, salatu selam ediyor. Düşünün yani.

“Esteizubillah”; “Selamün kavlen mir Rabbir Rahim.”

Ondan sonra, Allah salat selam ediyor. Rabb’imiz yapıyor bunu ki bizim çok daha istekli, iştahlı bunu yapmamız gereken bir olay. Ve her gök kapısını geçerken melekler büyük bir tazimle, salatu selam getiriyordu. Resullulah sallallahu aleyhi ve sellem Efendimize ve bu yolculuk Emmare, Levvame, Mülhime, Mutmainler, Radiye, Merdiye, Safiye Makamı’na kadar Hz. Cibril arkadaşlık etti.

Bakın Miraç bugün senin derste yürüdüğün yoldan gidiyor. Derste yürüdüğün yoldur Resullulah’ın Miraç’a çıktığı yol. Biz bunu bir gün olsun düşündük mü? Ve Sidre-i Munteha’ya geldi.

Sidre nedir?

Ya Kahhar” Esma’sı; Makamı Safiye’dir. Yedinci mertebe zaten, bu yolda 7 mertebe, 4 teslimiyet vardır. 7 mertebe, 4 teslimiyet vardır. 4 teslimiyetin üzerinde, 7 mertebe daha vardır. Bu 7 mertebenin üzerinde, 3 mertebe daha vardır. Bu 3 mertebenin yanında, 2 mertebe daha vardır. Bunları evimizin içini bildiğimiz gibi bilmemiz gerekir ve Resullulah sallallahu aleyhi ve sellem Efendimize ne yaptı, refakat etti Hazreti Cibril, Sidre’ye kadar Makamı Safiye. Burada biliyorsunuz 7 âlem var ve Hz. Cibril dedi ki; “Ya Resulallah, bundan öteye bir adım atarsam yanarım.”  Orada Peygamber salatu selam Efendimiz dedi ki:

“Ya Cibril, Rabb’imizi gördün mü?”

“Hayır, hayır!” dedi, “Rabb’im ilen aramızda 70 bin hicap vardır. Buradan öte bir adım atarsam kül olurum, yanarım!” dedi.

Bakın ki, Cibril Allâhu Teâlâ’nın tebliğ ile görevlendirdiği, birçok beldeleri ondan sonra yok ettirdiği Hz. Cibril Rabb’ini görmemiş. Huzura çağırıyor ama yanında değil. Ona bir emir verirken; “Bundan öte de bir adım atarsam, yanarım, kül olurum” dedi.

Miraç’ın Sırlarından

Bakın âlemlere rahmet olarak gönderilen Peygamberin derecesini düşün, her an Allah’ın emrine tabii olarak ve meleklerin peygamberi olan bir peygamber, meleklerin peygamberi Cebrail (a.s.); Yaradan’ı görmemiş ama Habibullah’ı huzura kabul ediyor. Her gök kapısını geçerken:

“Gel, ya Habib’im!” nidaları geliyor Allâhu Teâlâ’dan.

Ve ondan sonraki yol, yolculuk Resullulah sallallahu aleyhi ve sellem Efendimizin yani Cibril’siz devam eden yol, yani; Kudret Denizi oradaki 7 âlemden bir tanesidir. Kudret Denizi, onun üzerinde de çok uzun durmayacağım, defalarca bu anlatılmıştır. Bir dal, bir kuş, bir nesne, işte bunlar Allâhu Teâlâ’nın müjdeleri… Ve Cenab-ı Peygamber (s.a.v.) Efendimiz direk Allâhu Teâlâ’nın huzuruna girdi Arşı Ala’da ve kendisi diyor ki, birçok alim birçok evliya da aynı diyor:

“Bir yay mesafesinde yani, bir ok atan yayın uzunluğu ne olur o kadar Cenab-ı Hakk’a yaklaştı” diyor Resullulah Efendimiz.

Ve huzura girdiği vakit: 

“Ettehiyyatü lillahi ves salavatü vettayyibat” dedi.

Geri kalan kısmını Cenab-ı Hak söyledi. Hepsini değil son satırını yine Resullulah Efendimiz söyledi. Ondan sonra da Hazreti Cibril başta olmak üzere bütün gök ehli melekler; “Eşhedü enla ilahe illallah ve eşhedü enne Muhammeden abduhu ve Resuluh” dedi. Gökler yani; o semalar inledi ve Cenab-ı Peygamberimizin Cenab-ı Hak’tan istekleri oldu. “İlle ümmetini” istedi. İlle onlar için cennetini istedi ve Cenab-ı Hak ve Resullulah Efendimizin birçok isteğini verdi, çevirmedi.

Cenab-ı Hak 50 vakit namaz istedi Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem Efendimizden. O çok yumuşaktı, çok böyle halim, selim bir zâttı. Peygamberimiz sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz yüzü tutmadı. Bunlar defalarca anlatılan şeyler, çok kısa bir özet yaparak geçiştiriyorum.

İşte Hz. Musa Aleyhisselam çevirdi onu 5.kat semavatta; “Ya Resulallah, ben bu ümmetleri senden daha iyi bilirim asla yapamazlar” dedi, çevirdi.

Cenab-ı Hak işte 10 vakte indirdi, yine çevirdi 5 vakte indirdi. Cenab-ı Hak dedi ki; “Bak, beş vakti 50 vakit olarak yazarım, yani 5 vakti kabul ediyorsan, bunu yazarım artık, bunun geri dönüşü olmaz! Ona göre beş vakit namazı kabul ediyorsanız”, bak bir nevi pazarlık, “50 vakit ecir yazarım” dedi.

Bu gece, 1’e 1000, 1 kere “Allah” dediğin an, 1000 Allah yazılır. “La ilahe illallah dediğin an, 1000 La İlahe İllallah yazılır. 70 kere dersen, 70 bin yazılır ve onun için ateş haram olur” diyor hadis-i şerifte. Bunlar müstesna büyük hediyeleri Yaradan’ın bizlere.

“Peki” dedi Peygamber sallallahu aleyhi ve  sellem Efendimiz.

Beş vakit yazıldı, çizildi ve Peygamberimize indirilen en büyük hediye namazdır ve demin anlattığım şirk koşmadan gelme olayıdır. Amenerasulu’dür,  Ayetel Kürsi’dir ve Kevser’dir bunlar çok büyük hediyeler ve daha birçok hediye şimdilik hiçbirimize şerh edilmemesi gereken daha birçok hediye.

Resullulah Efendimiz döndü. Musa Aleyhisselam tekrar çıktı önüne:

“Ya Resulallah, tekrar dön. Beş vakit de çok bunu da ümmetinin büyük bir kısmı yerine getiremez.”

Dedi ki; “Bu yazıldı çizildi artık. Allâhu Teâlâ’ya karşı yüzümde kalmadı. Artık bunu taşıyacağız.”

Ve bu şekil Miraç dönüşü gidiş ve dönüş Cenab-ı Hak ile onca uzun konuşmalar, onca pazarlıklar, onca hediyeler. Resullulah Efendimiz geri döndüğü vakit yatağı daha soğumamıştı. Bu Cenab-ı Hakk’ın “zaman içinde zaman yaratması”, var etmesi.

Nasıl  Dünya’nın 1000 yılı; melekler için 1 gün, cennet hayatı için 1 saat ise bunun tersini de Cenab-ı Hak gayet güzel var edebiliyor. Bunu da burada bu şekilde görmüş oluyoruz.

Cenab-ı Peygamberimiz bu büyük hediyelerle gerisin geriye Dünya üzerine döndü.

Şimdi burada bu dönüş neydi? Bu dönüş birçok insanlık için “Cennet” biletiydi. Birçok insan için “Cemalullah’ı” görme biletiydi. Birçok insan için mutluluk, saadet yani şahika, hedefe ulaşma biletiydi. Yani Miraç deyipte, Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem Efendimize sadece bu dini yay, yaşa vs. vs.’den ibaret değildi. Sonra yine konuya döneceğim.

Şimdi yol neydi? Resullulah  sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz gitti. 1.Kat semavat; “Hoş geldin, Ya Resulallah. Allahümme salli ala Seyidina Muhammedin ve ala ali Seyidina Muhammed” diyordu trilyonlarca melek ikinci kat semavat, aynı şekilde, 3 öyle, 4 öyle, 5 öyle, 6 öyle, 7 öyle. Nereden gitti? Senin zikir yolundan gitti, Yaradan’a giden tek yol. Yaradan’a giden çok yol var ama hepsi birleşir, yine aynı yoldan gider, başka gidiş yok.

He şimdi insanlar, nasibi olan insanlar tarikata giriyor. 7 merhale açması gerekir. 4 tanede teslimiyet gerekir. 4 teslimiyetin üzerine, 7 tane merhale daha biner. Onun üzerine 3 daha biner. Onun üzerine, 3 daha biner. Onun yanında 2 tane daha olur. He şimdi yolculuk bu ha şimdi, Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz bütün fizik bedeniyle, astral bedeniyle, mantal bedeniyle, aurasıyla, ruhuyla, nefsiyle, fizik bedeniyle Miraç’a gitti. Bütün melaikeleriyle.

Bu Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem Efendimizin gittiği Miraç yolu nereye açıldı? Bugünün dervişlerine açıldı. Ondan evvel yol kapalıydı. Bakın Miraç olayı çok önemli sırlarından biri. Ondan evvel bir Miraç olayı yoktu hiçbir Peygamberde. O yol kapalıydı.

Resullulah sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz o yolculukla ümmeti Muhammed’in içindeki ehli zikir için Ruhani Miraç yapma yolunu açtı.

Sonradan, birçok Veli, birçok Veli ne yapıyor? Ruhani Miraç yapıyor, Peygamberimiz gibi cismani değil ha! Peygamberlikle kıyaslanabilecek bir olay değil bu. Bu Allâhu Teâlâ’nın büyük lütuflarından biri, kendi kullarından o hale gelenlerine lütfudur. Yani Cenab-ı Hak isteyince, olmayacak bir şey yok. Ruhani Miraç’ı sen hakiki ruhani Miraç gibi zannediyorsun, her olay fizik bedene aktarılıyor, sen fizik bedenle orada varsın gibi geliyor sana ama giden ruh. Ruh zati Cenab-ı Hak’tan; “Çünkü biz Ademoğluna Ruhumuzdan üfledik. Ademoğlunu en güzel şekil ve suretle yarattık.”

Allâhu Teâlâ’ya şekil, şemal veren fasık olur, kafir olur. Allâhu Teâlâ; şekil, şemalden de münezzehtir. Allah aslında şekilden de münezzehtir, bizim anlayabileceğimiz olan her şeyden münezzehtir. O her türlü eksik sıfatlardan münezzehtir. Bunları böyle bileceğiz, O Yüceler Yücesi’dir, O merhametlilerin en merhametlisidir. Hiçbir anne baba çocuğuna Cenab-ı Hakk’ın kullarına olan şefkati kadar asla olamaz. Yüzlerce kat fazladır Cenab-ı Hakk’ın şefkati, merhameti. Gerçek dost, gerçek dost O’dur bütün müminler için. Bütün dervişler için bunu böyle bileceğiz.

“Sıfat-ı Zâti” ve “Sıfat-ı Subutiye” bilinseydi, Cenab-ı Hakk’ı 21 maddede biraz daha iyi anlamak… Sonra da zaten “Mengese İlmi”ne atlar. Bir miktar daha anlamak ama bunlar şimdilik mümkün değil!

Evvela kişinin gönül âleminin gelişmesi yani, gönül âleminin o atmosfere ulaşması gerekir. Yoksa kelimelerle her şeyin izahı mümkün değil! Ve Cenab-ı Peygamberimiz sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz Allâhu Teâlâ’nın lutfü keremi ile Miraç etti ve o yolu ümmeti Muhammed’in zakirlerine açtı. Ne ile açtı, gönül âleminde ne yaptı? İlkin zuhuratlar rüya âleminde, sonra yakaza halinde, sonra tamamen açık gözle.

Hz. Cebrail Aleyhisselam ile görüşeceksen görüşürsün. “Hacı abi hoş geldin!” der gibi. “Otur kardeşim!” dersin, “Şöyle bir dini sohbet yapalım. Gerekirse münakaşa yapalım. Gerekirse atışalım” ama yaparsın yani oradan başlayan yolculuk oraya kadar gider işte.

Resullulah Efendimizin Miraç olayı ne oldu? Oraya kapılar açıldı. Kendi ümmetinin Veli’leri için. Kendi ümmetinin Veli’leri daha evvelki Peygamberlerin ayarında.

Hadis-i şerifte şöyle buyuruyor, diyor ki; “Benim ümmetimin Veli’leri Benî İsrail Peygamberlerin mesabesindedir.”

Demek ki Veli’ler daha evvelki Peygamberlerden farklı değil. Sadece Peygamber değil bakın, yanlış anlaşılmasın. Ve diğer bir hadiste de; “Alimlerle, Peygamberler arasındaki derecede 1 derece fark var” diyor. Peygamberlik derecesi 1000 ise alimin derecesi 999, sadece o 1 derece adı Peygamber olduğu için, Allah ona Peygamberlik verdiği için. Gerçek alimler ile Peygamber arasındaki fark bir soğan zarı kadar ama Peygamber değildir, bak sadece onların görevlerini yüklenip, götürmeye uğraşan insanlardır Veli’ler. Bu Peygamberler ne kadar gayret etmişse, zerre kadar gayretleri onlarınkinden aşağı değildir. Allah için olunca. O gayrette o yükü taşımaya gayret ederler ve Allah dostlarıdır. Allah onlara:

“Ben’im dostlarım” diyor zaten.

“Onlara dil uzatan Bana savaş ilan eden gibidir” diyor.

Asla bir Allah dostuna dil uzatmayın! Asla bundan şiddetle kaçının! Çünkü; Cenab-ı Hakk’ın tehdidi var!

“Kim ki Ben’im dostuma dil uzattı, Bana savaş ilan etti. Bana savaş ilan edende helak olur” diyor.

Onun için sen O’nu haksız da görsen, sen O’nu yanlışta görsen ki O yanlış değildir. Senin bilmediğin hikmet vardır orada. Yani O’nun için, onlar için bir şey söylemeyin, sükut edin.

OKUDUĞUNUZ BU SOHBETİ SEYİD ALİ EFENDİ’NİN KENDİ SESİNDEN DİNLEMEK İSTİYORSANIZ LÜTFEN ALTTAKİ VİDEOYA TIKLAYIN.

——————————————–

NOT: Sohbetlerde işittiklerinizi veya okuduklarınızı kendi kendinize yapıp, vird haline getirmeyin, tasavvuf ehli iseniz Mürşid veya vekile danışmadan günlük zikir dersine ekleme ya da çıkarma da yapmayın. Ama arasıra yapılmasında da mahzur olmadığını da belirtmek isteriz.

#sıfatızati #sıfatısubuti #iman #zikir #ruhunmiracı #yakazahali #Cebrail(as) #Cebrail #HzCibril #hzpeygamber #miraç #ruhanimiraç #HzMuhammed

CEVAP VER

Yorumunuzu yazınız
İsminizi yazınız