MAHKEME-İ KÜBRA (MAHŞER YERİ) DİZAYNI NASILDIR? MAHŞERDE ZAKİRLERİN GIPTA EDİLEN HALİ!

0
619

MAHKEME-İ KÜBRA (MAHŞER YERİ) DİZAYNI NASILDIR? 

Kur’an’da Kaf , Ha, Ya, Ayın, Sad.

Başlıklardan çok önem arz eden. Hepsi önem arz eder Kur’an’ın. Yani bizim yönümüzden, bize çok hitap eden  bir başlık. Kaf, Ha,Ya, Ayın, Sad. Bu Mahkeme-i Kübra’daki dizaynı anlatır. Hani Kur’an başlıkları bir şey anlatmaz, kimse anlamaz lafları… Allah Kur’an’ı, kulları onunla amel etsin diye yolladı. Ama sen Allah’tan ne kadar himmet alabildiysen ne kadar nur alabildiysen, siretine ne kadar nur yükleyebildiysen, Kur’an’dan senin anladığın o kadar olur. Yani senin şamandıran nereye kadar yükseliyorsa, o kadarını anlarsın. Ve Mahkeme-i Kübra’nın dizaynını anlatır.

Ya Rahim, Kaf, Ha, Ya, Ayn, Sad bunlar bi kavşakta Mahkeme-i Kübra’da bir araya gelen haller. Mahkeme-i Kübra’da herkesin yeri bellidir. Bir kafir dikilir başına azap iner, yanı başında bir mümin dikilir, başına rahmet iner.

Süresi elli bin yıldır. Dünyanın bin yılı Allah’ın bir günüdür. O günlerden elli bin yılı düşün! Elli tane amelden, biner yıl hesaba çekilir insanlar. Kiminin dizine, kiminin beline, kiminin gırtlağına kadar ter içindedir. Güneş üç mızrak boyu iner. Ter kaynıyor, kaynayan terin içindesin. Ve ayeti kerimede Cenabı Hak öyle diyor. Ve kafirler derler ki:

“Yarabbi, bizi istersen ateşe at yeter ki, bizi şu terden kurtar!” derler. Mahkeme-i Kübra çok dehşet bir gündür. Bütün peygamberler ümmetine hitap ederken; “Sizi dehşetli günün azabından sizin için korkarız!” derler.

Mahkeme-i Kübra böyle bir gündür. Arş’ın gölgesinden başka gölge yoktur. Terde kaynar. Bu dehşetli günler bütün ümmetler için.

‘Kainatın Kıyameti’ çünkü Resullulah (s.a.v.) geldi. Hatemül Enbiya (yani peygamberlerin sonu) başı da O’ydu, sonu da O’ydu, konu biraz uzun biraz vaktimiz olsaydı başını da anlatırdık. Çünkü; Allahuteala her şeyi Ehlibeyt’inin nuruyla yarattı. Her şeyi ne varsa kâinatta, “Kün” emriyle o nura verdi Allah. O nur da büyük bir patlamayla oluştu kâinat sadece altı günde. Allahuteala:

“Biz altı günde bütün alemleri yarattık ve hiçbir yorgunluk duymadık.” diyor. Çünkü; yorğunluğu yaratanda O (Allah). Neyse, konumuz bu değil. Ve oraya Mahkeme-i Kübra’ya  hak dinlerinin velileri de var, müminleri de var kafirleri de var, münafıkları da var, putperesti de var. Bu Mahkeme-i Kübra’da öyle bir sahneler var ki Allahuteala aynı anda hepsini yargılar. Allah öyle bir Allah.

Cenabı Allah’ı bir parça tanımak için “Mengese İlmi”nden bilmek lazım. Cenabı Hakk’ı hakkıyla peygamberlerde bilmez. Ancak O (Allah), O’nun kendisinin bildiği gibidir Cenabı Hak. Peygamberimiz dua ederken:

“Yarabbi, ben Sen’i senadan acizim. Ancak sen seni sena ettiğin gibisin” diyor.

Hiçbir kulun Allahuteala’yı hakkıyla anlaması, kavraması mümkün değil, bilebildiğin kadar tanırsın. Ve Allah, Mahkeme-i Kübra’da aynı anda O (Allah) bütün insanları sorgular. Müminler çabuk sorgulanır.  Salatu selam Efendimiz temiz müminler için şu ifadeyi kullanıyor:

“En kısa bir namazın farzı kadar bir zamanda orda imtihanı bitirir. Diğerleri de elli bin yıl ve bunlar ateşten ızgaralarda yani, ızgaraların altında ateş var, yalın ayak alınırlar.”

Elli amelden bu şekilde sorgulanıyor. Bu konu çok uzun da ben özet yaparak geçiştiriyorum, esas konumuza gelmek için, o çok dehşetli bir gündür Mahkeme-i Kübra; kimi ter içinde, kimisi ateş ızgaraların üzerinde, beyni fokur fokur kaynıyor ama Allah ölümsüz yarattı seni ikinciye.

Peki, insanlar nereden geldi, nereye gidiyor? Bu devrin insanının en çok bilmediği şey bu. Ana rahmindeki 4 aylık bebek 50000 yaşındadır, tam 50000 yaşındadır.

Allahuteala öyle öyle bir sistemimize etmiştir ki olayları. Mesela; Adem’e can verdi, ruhundan üfledi. Sırtından ruhlar çıkardı, Berzah’a yolladı. Bunları çok kısa özet yapıyorum bu mübarek gecede, bunları açıp yayıp anlatmak için bir yıl lazım, satır başları bunlar.

Şimdi Ayşe ile Ahmet evleniyor. Onlardan bir çocuk olacak. Allahuteala bu işi öyle bir dizayn etmiştir ki, o çocuk ana rahmine düşme noktasında Alemi Berzah’tan yola çıkar, 50.000 yıl önce Alemi Berzah’tan yola çıkar. Ananın karnından tam 4 aylıkken 120 günlükken, ruh birinci kat semavata ulaşır. “Seyyalevi bağ” geliyor, ananın göbeğinden giriyor, çocuğun alnından, çocuk canlanır, ana rahminde tam 50.000 yaşındadır. 50.000 senelik yoldan geldi bu ve doğar, 3-4 dakika dünya üzerinde oyalanır. Peygamberimiz (s.a.v.) daha önce hadiste de söyledim:

“Siz uzun bir yoldasınız, dünya hayatı bir ağacın altında verdiğiniz mola kadardır.”

Bir mola veririz burada ama bütün artılar eksiler, getiriler götürüler bu molada kazanacaksın, kaybedeceksin burada ve devam edersin devamı kabir, Berzah ve Mahkeme-i Kübra. Mahkeme-i Kübra’daki sahneler.

MAHŞERDE ZAKİRLERİN GIPTA EDİLEN HALİ!

Bu kadar büyük kavimler, bu kadar büyük insan toplulukları, büyük korkular, büyük endişeler, büyük azaplar altında hesap kitap verirken Cenabı Hak. Peygamberimiz diyor ki hadisi şerifte (bunu sık sık tekrarlıyorum tamamen yer etsin sizde):

“Bir zümre insan vardır” diyor ashabına, ashabına anlatıyor Peygamberimiz; “Orda bir zümre insan vardır, herkes büyük endişeler, korkular, azaplar altında hesap kitap verirken, onlar inciden tahtlar üzerinde oturtulur, onlara izzet ve ikram edilir. Ve Peygamberler ve şehitler bunlara özenir, imrenir!” diyor. Ashap hayretler içinde; “Ya Resullulah, kim bu devletliler?” diye sorarlar.  Herkes böyle azaplar içinde hesap verirken onlar inciden tahtlar üzerinde oturtuluyor, izzet ikram ediliyor. Peygamberler ve şehitler bunlara özenip imreniyor. Peygamberimiz devam ediyor hadisi şerifinde:

“Bunlar, insanlık bozulup tefessüfe doğru gittiğinde, her biri bir yerde oturduğu halde halakayı zikir yapmak için bir araya gelen zakirler, zikir edenlerdir!” diyor. Yani bizi anlatıyor! Şu devlete bakın! Bundan büyük kazanç nerde kazanılır ne yapılır. Ve hadis devam ediyor diyor ki:

“Allahuteala ihsan ediyor. Cehennemliklerin evvela yüzünün nurunu alır. Sonra, onlara demirden pranga vurulur, görevli melekler gelir, onları cehennemin kapısında zebani meleklerine teslim eder. Onlarda cehenneme atar onları azap için.”

Zebani meleği deyince ne geliyor aklınıza? “Zebani meleğinin kulağının üzeriyle kulak memesi arası mesafesini hızlı koşan bir at 70 yılda ulaşır!” diyor. Düşünün! Gerçi sende orda 36 metre olarak yaratılıyorsun, yani böyle bir metre, iki metre değil! Ve bir zümre insanı diyor Cenabı Hak cehenneme sevk eder, görevli meleklere der ki:

“Bunları cehenneme götürün.” Melekler götürür cehenneme. Cehennemin kapısında ki zebani meleklerine der ki:

“Rabbimiz cehennemlik yolladı bunları!”

Zebani melekleri der ki “Bunlar cehennemlik değil ki!”

“Neden değil?”

“Bunların yüzlerinin nuru alınmamış, prangalarda vurulmamış, kelepçelerde vurulmamış bunlara!”

“Vallahi, biz onu bilemeyiz! Rabbimiz ‘Bunları cehenneme götür’ dedi bize!”

“Peki” der, zebani melaikeleri bunları teslim alır. Bunlarla konuşmaya başlar cehennemin kapısında, der ki diyor:

“Siz kimin ümmetisiniz?”

“Vallah biz kimin ümmeti olduğumuzu unuttuk!” derler.

“Peki kitabınız neydi?” derler zebaniler.

“Kitabımız Kur’an’dı.” derler.

“Ha, siz alemlere rahmet olarak gönderilmiş en büyük Peygamberin ümmetisiniz! Peki siz dünyada n’apıyordunuz?” Bunlar der ki:

“Biz dünyada derviştik!”

“Hadi be!” der zebani melekleri; “Bakın dervişlere, inciden tahtlar üzerinde ikram ediliyor! Sorguya dahi çekilmiyor!”

“Vallahi biz derviştik ama, ara sıra içerdikte!”

“Eee…”

“Ara sıra çalardıkta!”

“Eee…”

“Ara sıra kumarda oynardık! Zikire de giderdik! Ara sıra kötü kadın bulduk mu, onlara da giderdik!” Zebani melekleri hiddetlenir diyor:

“Yav, siz ne arsız, ne yüzsüz insanlarsınız? İnsan hem zikire gidip, hem böyle yerlere gider mi? Girin cehenneme!” der diyor. Ve onları kaldırır atar diyor cehennemin içine!

“Bunlar cehenneme girer!” diyor. “Dizilir tek sıra diyor bi başlar ‘kelime-i tevhid’ zikrine bunlar”, aynı toplu zikirde gibi. “Bunlar yürür, cehennem kaçar.” diyor. Bunlar yürür, cehennem kaçar. Bunlar yürür, cehennem kaçar. Cehennem başlar feryada, figana diyor:

“Yarabbi, bunlar benim canımı çıkarıyor beni kurtar bunlardan! Yarabbi, bunlar beni yok ediyor”. Zebani melekleri secdeye kapanır diyor:

“Yarabbi, buraya bir grup göndermişsin cehennem gidiyor elden! Bunlar derğahta gibi kelime-i tevhidi zikrediyorlar! Zikirle yürüdükçe cehennem kaçıyor.”

Cenabı Hak onlara; “Ya meleklerim, ben onları ibret için yolladım! Onlar dünyada halakayı zikre girdiler, onları yakacak bir ateş yok, onları çıkar cennete artık gönder!” diyor.

Ha sakın ha, yani “Biz dervişiz” diyipte, “Şunu da, bunu da yaparız” demeyin! Bunun ruhsatı değil, bu! Yani Cenabı Hakk’ın dervişe olan merhametini anlatıyor bu!

Şimdi Allah razı olsun. Peygamberimiz (s.a.v.) miraçtan dönerken İbrahim (a.s.)’la görüşüyor. İbrahim (a.s.) diyor ki:

“Ümmetine selam söyle benden. Cennetin toprağı düz, mis gibidir. Meyveleri çok tatlıdır, bunun tapusu da diyor, ‘Sübhanallahi velhamdulillahi vela ilâhe illallahu vallahu ekber’dir. Bunu çok zikretsinler!” diyor. Bu haberi bize yolluyor yani.

Dünyada zikirden daha büyük bir ibadet yok! Kur’an Allah’ın sözüdür, zikir Allah’ın Zat’ı kendisidir. Alimler diyor ki:

“Namazdaki zikir kısmı, öbür kısmından üstündür, Fatiha Kur’an’dır” Allah’ın sözü. Başlangıç tekbiri “Allahu Ekber” zikiridir, “Semi allahu limen hamideh” zikiridir, “Sübhane Rabbiyel azim”, Sübhane Rabbiyel ala” zikridir. Bu kısmın, diğer kısmından üstün olduğunu söylüyorlar. Bunlar görüşler.

Acizane bana sorulsa doğru yani! Sözü mü, Zat’ı mı? Zat’ı gibi hiçbir şey olmaz. Kendisi gibi hiçbir şey olmaz.

Allah razı olsun… İnsanın ağzını, gönlünü, Allah zikirle süslemişse o kulu her murada ermiştir. Onun için tasayı, kini, kızgınlığı, kıskançlığı, bilmem şunu, bunu bu tür şeyleri asla yanınıza sokmayın.

Hasbinallahu ve nimel vekil”, Allah’ı vekil et!

#cehennem #SeyidAliEfendi #sohbet #dinisohbet #hadis #mahşer

CEVAP VER

Yorumunuzu yazınız
İsminizi yazınız