Kur’ân Nasıl Baş Tacı Edilir?

0
323

Kur’ân Nasıl Baş Tacı Edilir?

    Vardır her şeyin bir hikmeti, sebebi.  Bir dağdan ceviz kadar taş düşse bile, hikmeti vardır. Hiçbir şey boşuna olmaz. İşte, demin dediğimiz gibi, biz Kur’ân’ı terk ettik, Kur’ân’ın hükümleriyle amel etmedik, zaaflara düştük. Bunların hepsi de elim azabın kapılarıdır. Ondan sonra da yandım  Allah türküsü çekiyoruz. Şimdi bu dünyada, ya adam gibi mümin olarak yaşayacaksın, ya da adam gibi kafir olarak. İkisinin arası yok! Biz, ne o taraftayız, ne bu taraftayız. Ne melûniyet kutbundayız, ne de hidayet kutbundayız. Yalpa yapıyoruz.  İşte bu da bir ton elim azap getiriyor.

   Kur’ân, Allah ’ın kelâmıdır deriz, baş tacımızdır, saygımız var, şudur, budur… Bu kelime oyunudur sadece kelime oyunudur. Kur’ân, nasıl baş tacı edilir? Onunla amel edersen, harfiyen uyarsan, onun yasaklarına, emirlerine ve tavsiyelerine uyarsan; Kur’ân o zaman baş tacı olur. Çünkü; Kur’ân âlemlerin şerefidir, Kur’ân Peygamberimizin şerefidir, Kur’ân müminlerin şerefidir, Kur’ân ezcümle; kâinatın şerefidir.

   İşte, biz bu şerefi ne yaptık? Kendimizden uzaklaştırdık.  Yani modern dünyanın sözüm ona âdetlerini, amellerini aldık. Bunlar sadece bize şerefsizlik getirdi. Kur’ân’ın şerefi gitti. Ondan sonra, şu çağdaş dünya dediğimiz ki bu şeytana râm olmuş, şeytanın hoşnut olduğu bir toplum. Onların örf ve ananelerine, yaşantılarına özendik, şerefsizliği getirdik, üzerimize taktık.

   Peygamber Efendimiz (salat-u selâm)  diyor ki; “Müminler bir beden gibidir. Ayak parmağına bir diken batsa, acısını bütün vücut duyar” diyor. Duyuyor muyuz kardeşim? Öyle miyiz, öyle diyebilir miyiz? Bir kardeşimizin zor durumunda, o acıyı duyuyor muyuz? Veya bir kardeşimiz hastalandığında, o üzüntüyü duyuyor muyuz? Vallahi umrunuzda bile olmuyor! Demek ki; biz, Kurân’ı baş tacı etmemişiz.

   “Komşusu açken, tok yatan bizden değildir. O, bizim cemaatimize  gelmesin!” diyor, Efendimiz.

   Karımız dese ki; “Git, kıyma al gel” Cebimizde beş kuruş olmasa  borç, harç bulur, alır geliriz.

   Allah diyor ki; “Komşun açken, ona bir tabak yemek ver!”

  Umurumuzda  bile  olmuyor! Şimdi, biz karımızı mı dinliyoruz Allah’ı mı? Hangisini dinliyoruz? Yani bir ton ölçü var. Soracak olursak kendimize. Ama sormak işimize gelmiyor. Kendi kendimizi sorgulamıyoruz. Kendimize yüz veriyoruz. Kendi kendimizi şımartıyoruz! Kendi kendimizi dolduruşa getiriyoruz! Taşı sıksa suyunu çıkarır diyoruz. Buna benzer diyoruz da diyoruz… Etme eyleme!…

   Allahuteâlâ; “Biz boş şey yaratmaktan münezzeğiz”  diyor. Demek ki onun öyle oluşu da boşuna değil. Onun öyle oluşu  öyle olmayanları imtihan etmek içindir. İşte biz orda sükut etsek kazanacaz ama sükut etmiyoruz. Neden? Çok biliyoruz ya canım! Hemen fetvayı veriyoruz. İşte onların o hali diğerleri sınamak ve imtihan için. Boşuna değil ki.

    Allahuteâlâ “Biz boş şey yaratmaktan münezzeğiz.”  diyor.

   “Dilenci” diyor Salatu Selam Efendimiz; “ Saf kan Arap atıyla (o günün en lüks bineği o) gelse boş çevirme ver bir şey” diyor.

   Biz “Allah versin” diyoruz.  Allah, kimsenin avucuna bir şey koymaz, onun şanına yakışmaz. Allah, onu senin kapına yolladı. “Bir tek hurma da olsa ver” diyor, Peygamber Efendimiz. Çünkü; Kur’ân’ın yarısına bak infâktır. Veriniz cömert olunuz!

  Peygamberlerin ve velilerin huyu karakteridir cömertlik. Cimri isen, hiç namaza, niyaza gerek yok! Zaten faydası yok! Salât-u Selâm Efendimiz; “Cennetin kokusu 500 yıllık mesafeden duyulur, Allahuteâlâ cimri insana kokusunu dahi nasip etmez.” Cimrilik eşittir Nefs-i Emmare’dir. Nedir Nefs-i Emmare? Şeytanın seni en yoğun etkilediği atmosferdir.  Sen namaz kılarsın salat-i nefstir, hiçbir şey ifade etmez. Bir hadis de Salât-u Selâm Efendimiz,” Onların, o ibadetleri başlarına apaçık beladır.diyor. Neden? Kısmen münafık! Senin kapını çalar da biri “Allah” için derse, onu boş çevirme. Çünkü; sen, “Allah” için veriyorsun! Onun ne  yapacağı seni ilgilendirmez. O Allah’ın adını andı ve istedi… Çünkü; Allah diyor ki; “Bana borç verin, korkmayın!” Ona yapılanı kendine borç vermiş telâkki ediyor.

   “En az 1 e10 la, 1 e 700 arasında geri çeviririm sana.” diyor. İnsan hayra vermeyle malı  azalmaz, çoğalır. Yalnız biraz sabredeceksin. Acelecilik şeytandandır. Yani zor bir zaman diliminde yaşıyoruz. Onun içinde amellerin değeri çok yüksektir. Çok değerli ve çok kıymetlidir.

   Onun için böyle “tevesüf dönemlerinde istikâmet sahibi müminin, 40 şehit sevabı alacağı” Cenab-ı Hak ve Peygamberimizde beyan ediyor. Bugün, adam gibi salât-u nefs  olmamak kaydıyla, beş vakit namazını kılan  geçmişin velisi gibidir. Çünkü; öyle bir zaman diliminde yaşıyoruz. Peygamber (salât-u selâm) Efendimiz, ashâbını sohbetle yetiştirdi yani bu cahiliye döneminde. “Din, nasihattan ibarettir” diyor Efendimiz, üç kere de tekrarlıyor.  O cahiliye döneminden ashabı, ashap makamına sohbetle getirdi.

#Kuran #KuranıKerim#ibadet #din #sadaka #nefs #nefis #ego #benlik #Allahrızası #dinisohbet #SeyyidAliEfendi

 

CEVAP VER

Yorumunuzu yazınız
İsminizi yazınız