Kur’an Nasıl Baş Tacı Edilir?

0
84

Vardır her şeyin bir hikmeti, sebebi.  Bir dağdan ceviz kadar taş düşse bile, hikmeti vardır. Hiçbir şey boşuna olmaz. İşte, demin dediğimiz gibi, biz Kur’ân’ı terk ettik, Kur’ân’ın hükümleriyle amel etmedik, zaaflara düştük. Bunların hepsi de elim azabın kapılarıdır. Ondan sonra da yandım  Allah türküsü çekiyoruz. Şimdi bu dünyada, ya adam gibi mümin olarak yaşayacaksın, ya da adam gibi kafir olarak. İkisinin arası yok! Biz, ne o taraftayız, ne bu taraftayız. Ne melûniyet kutbundayız, ne de hidayet kutbundayız. Yalpa yapıyoruz.  İşte bu da bir ton elim azap getiriyor. Kur’ân, Allah’ın kelâmıdır deriz, baştaçımızdır, saygımız var, şudur, budur… Bu kelime oyunudur sadece kelime oyunudur. Kur’ân, nasıl baş tacı edilir? Onunla amel edersen, harfiyen uyarsan, onun yasaklarına, emirlerine ve tavsiyelerine uyarsan, Kur’ân; o zaman baş tacı olur. Çünkü; Kur’ân âlemlerin şerefidir, Kur’ân Peygamberimizin şerefidir, Kur’ân müminlerin şerefidir, Kur’ân ezcümle kâinatın şerefidir. İşte, biz bu şerefi ne yaptık? Kendimizden uzaklaştırdık.  Yani modern dünyanın sözüm ona âdetlerini, amellerini aldık. Bunlar sadece bize şerefsizlik getirdi. Kur’ân’ın şerefi gitti; ondan sonra, şu çağdaş dünya dediğimiz ki; bu şeytana râm olmuş, şeytanın hoşnut olduğu bir toplum. Onların örf ve ananelerine, yaşantılarına özendik, şerefsizliği getirdik, üzerimize taktık. Peygamber Efendimiz (salatu selâm)  diyor ki: ” Müminler bir beden gibidir. Ayak parmağına bir diken batsa, acısını bütün vücut duyar”, diyor. Duyuyor muyuz kardeşim? Öyle miyiz, öyle diyebilir miyiz? Bir kardeşimizin zor durumunda, o acıyı duyuyor muyuz? Veya bir kardeşimiz hastalandığında, o üzüntüyü duyuyor muyuz? Vallahi umrunuzda bile olmuyor! Demek ki; biz, Kurân’ı baş tacı etmemişiz. “Komşusu açken, tok yatan bizden değildir. O, bizim cemaatimize  gelmesin” diyor, Efendimiz. Karımız dese ki: “Git kıyma al gel.” Cebimizde beş kuruş olmasa  borç, harç bulur, alır geliriz. Allah diyor ki;” Komşun açken, ona bir tabak yemek ver”. Umrumuzda  bile  olmuyor! Şimdi, biz karımızı mı dinliyoruz Allah’ı mı? Hangisini dinliyoruz? Yani bir ton ölçü var. Soracak olursak kendimize. Ama sormak işimize gelmiyor. Kendi kendimizi sorgulamıyoruz. Kendimize yüz veriyoruz. Kendi kendimizi şımartıyoruz! Kendi kendimizi dolduruşa getiriyoruz! Taşı sıksa suyunu çıkarır diyoruz. Buna benzer diyoruz da diyoruz…Etme eyleme..  Allah’u Teâlâ “Biz boş şey yaratmaktan münezzeğiz.”  Diyor. Demek ki onun öyle oluşu da boşuna değil. Onun öyle oluşu  öyle olmayanları imtihan etmek içindir. İşte biz orda sükut etsek kazanacaz ama sükut etmiyoruz. Neden? Çok biliyoruz ya canım! Hemen fetvayı veriyoruz. İşte onların o hali diğerleri sınamak ve imtihan için. Boşuna değil ki. Allah’u Teâlâ “Biz boş şey yaratmaktan münezzeğiz.”  Diyor. “Dilenci” diyor Salatu Selam Efendimiz “ Saf kan arap atıyla (o günün en lüks bineği o) gelse boş çevirme ver bir şey.” Diyor. Biz “Allah versin.” Diyoruz.  Allah, kimsenin avucuna bir şey koymaz, onun şanına yakışmaz. Allah, onu senin kapına yolladı. “Bir tek hurma da olsa ver” diyor, Peygamber Efendimiz. Çünkü, Kur’ân’ın yarısına bak infâktır. Veriniz cömert olunuz…

Peygamberlerin ve velilerin huyu karakteridir cömertlik. Cimri isen, hiç namaza, niyaza gerek yok! Zaten faydası yok! Salâtu Selâm Efendimiz; “Cennetin kokusu 500 yıllık mesafeden duyulur, Allah’u Teala cimri insana kokusunu dahi nasip etmez.” Cimrilik eşittir nefsi emmaredir. Nedir Nefsi Emmare? Şeytan’ın seni en yoğun etkilediği atmosferdir. Sen namaz kılarsın salati nefstir, hiçbir şey ifade etmez. Bir hadis de Salâtu Selâm Efendimiz,” Onların, o ibadetleri başlarına apaçık beladır.” Diyor. Neden? Kısmen münâfık! Senin kapını çalar da biri, Allah için derse, onu boş çevirme. Çünkü sen, Allah için veriyorsun! Onun ne  yapacağı seni ilgilendirmez. O Allah’ın adını andı ve istedi.. Çünkü Allah diyor ki “Bana borç verin, korkmayın” Ona yapılanı kendine borç vermiş telâkki ediyor. “En az 1 e10 la, 1 e 700 arasında geri çeviririm sana.” Diyor. İnsan hayra vermeyle malı  azalmaz, çoğalır. Yalnız biraz sabredeceksin. Acelecilik şeytandandır. Yani zor bir zaman diliminde yaşıyoruz. Onun içinde amellerin değeri çok yüksektir. Çok değerli ve çok kıymetlidir. Onun için böyle tesefüf dönemlerinde istikâmet sahibi müminin, 40 şehit sevabı alacağı beyân ediyor, Cenab-ı Hak ve Peygamberimizde beyan ediyor. Bugün, adam gibi Salâtu Nefs  olmamak kaydıyla, beş vakit namazını kılan  geçmişin velisi gibidir. Çünkü öyle bir zaman diliminde yaşıyoruz. Peygamber (salâtu selâm) Efendimiz, ashâbını sohbetle yetiştirdi yani bu cahiliye döneminde. “Din, nasihattan ibarettir” diyor Efendimiz, 3 kere de tekrarlıyor.  O cahiliye döneminden ashabı, ashap makamına sohbetle getirdi.

CEVAP VER

Yorumunuzu yazınız
İsminizi yazınız