Keramet Gösteren Asker Arkadaş !

0
88

Zamanın birinde, Adam askerden terhis olmuş, 30 yıl sonra, hadi diyor, şu yöreye gelmişken asker arkadaşımı ziyaret edeyim diyor,( yaşanmış bir olay bu). Sora sora buluyor, geliyor, kapıyı çalıyor, hoş beş, akşam ezanı okunuyor, ev sahibi ‘’Buyur!’’ diyor. Namaza…. Bir başka odanın kapısına gidiyor, namaz odası, kapıyı açıyor adım atıyor misafir ile ev sahibi Kabe’deler… bir adımda… Misafir şaşıyor; ‘’Bizim arkadaş ne hale gelmiş büyük velilerden olmuş, bize keramet gösterdi.’’ diyor. Namazlarını kılıyorlar bir adım atıyorlar odanın dışındalar arkadaşı hayret ediyor, birşey de demiyor, hayır dua ediyor, ertesi gün gidiyor. Aradan bir zaman geçip, bir daha oraya uğrayınca; ‘’Hadi bu arkadaşa gideyim bir Kabe namaz kıldırsın bize.’’ diyor. Öyle bir namazı kim istemez… Geliyor, yiyip içiyor, ‘’Kapıyı aç da şu namazı kılalım.’’ Diyor misafir.Tamam diyor kapıyı açıyor, adımını bir atıyorlar odaya Kabe falan yok… Namazı kılıyorlar. ‘’Bugün beni niye Kabe’ye götürmedi ki ?’’ diye kendi kendine soruyor. Çıkınca ev sahibinin yüzüne bakınca, ev sahibi de ; ‘’Kardeş nerede o günler…’’diyor. ‘’Senin geçen geldiğinde ben de bir kadın vardı,yedi bela… o hep söyler bana sabrederdim, o her gün bana hakaret eder, ben her gün sabrederdim. Bu makamı buldum. O, öldü birkaç yıl önce, sonra bir Saliha kadınla evlendim gık demeyen. Şimdi ben söyleniyorum, o sabrediyor gitti Kabeelden.’’diyor. Bu şekil imtihanlar için bir iyiye bir kötü verilebiliyor. Adamın Kabe gitmiş elden.

İnsanın kaderi iki bölümden oluşur. Birisi kader-i mutlak; hiç değişmeyen kurallar. İkincisi de akallitte kalan kısmı, kaderin senin elinde olan kısmı. İnsanın evlenmesi, boşanması, kaza yapması gibi haller kaderi mutlaktandır. Çünkü bu ezelde; taksimatta; hangi yaşta, hangi sebeple, kiminle evleneceği, ne şekilde boşanacağı kaderi mutlaktır.

Evlenmeyin, bunu yapmayın, etmeyin demek; kaderi mutlak yani Allah’u Teâlâ’nın elinde olan kısmına müdahale etme küstahlığını göze almak demektir. Çünkü bunlar kaderin mutlak kısımlarıdır.

O, kime, kimi tahsis etmişse hangi gün, hangi zamanda o olacaktır. Bu insanın tedbiridir. Olmayacak bir şeyin peşinde koşturmak… Bunlar senin elindedir. Olmayacak şeye tevessül etmezsin. İnsanın aklı var, mantığı var. ‘’Aklını kullan.’’ Diyor Cenabı Hak. ‘’Aklını kullanmazsan sorumluluk yüklerim hatta aklını kullanmazsan pislik yağdırırım üzerine.’’ Diyor. Aklını kullanacaksın ama aklını kullanmak demek kaderi mutlağa müdahale etmek demek değildir. Öyle bir şey büyük küstahlıktır. Evlilik, zamanı zemin geldiği vakit öyle oluşur gider ki. Sen sadece niyet edersin. Niyet Allah’a verilmiş bir dilekçedir. O onaylarsa o iş olur, onaylamazsa ertesi gün kendin fikirden caymışındır.Dün böyleyken yarın caymışındır. Burda teslimiyet söz konusudur, birçok şeyi yapmayın yapın. Haa günah işlersen sendendir.

 

CEVAP VER

Yorumunuzu yazınız
İsminizi yazınız