KADİR GECESİ SOHBETİ – KADİR GECESİNİ NASIL DEĞERLENDİRELİM ? SALAVATIN FAZİLETLERİNDEN BİRİ ! HALKAYI ZİKİRLE ARINAMADIĞIMIZ GÜNAH NEDİR? KUL HAKKINDAN NASIL KURTULURUZ ? GIYBET NEDİR? ŞERİAT NEDİR? TARİKAT NEDİR?

0
66

        Namazda bile şey yapamıyoruz. Aslında cevaz var böyle zamanlar için,kılınır yani sandalyede de külhanbeylik yaptık. Bunlar aslında  şeydir; kazanç kapıları… Cenab-ı Peygamber Salatü Selâm Efendimiz: “3 gün bir yeri ağrıyan,yani hastalık çeken müminde hiç günah kalmaz.” diyor hadis şerifte. “Hiç günah kalmaz.” diyor.

       Diğer bir hadiste de: “Siz hastalığın ne olduğunu bilseydiniz, bir ömrü hasta geçirmek için can atardınız!” İyide dünya hayatında insana hoş gelmiyor. İnsanın neresi ağrıyorsa, insanın ilgisi oraya kilitleniyor. Müminin dört başı mâmur bir hayatı olmaz dünyada.İster zengin ol, ister fakir ol, ister şu ol, ister bu ol hiçbir anlamı yok. Onun için müminin cehennemi, zindanı dünya. Müminden iptila eksilmez; biri giderse, biri hemen gelir; o gider, o gelir.  İşte arındırmak için Cenab-ı Hak mümine bol bol ikramda bulunuyor dünyada.

       Bugün Kadir gecesi malum. Yani kadir gecesi olduğunu bilmiyoruzda, Kadir gecesi deniliyor. Bunu insanlar yıllardır anlata gelir. Yani Kadir gecesini aşağı yukarı herkes; mümin olan, bu hayatı yaşayan, bunun içeriğini, detaylarını, ne yapıp, ne yapmaması gerektiğini zaten bilir. Ama yinede biraz ondan dem vurmak lazım. Peygamber (sav) Efendimiz “Kadir gecesini ramazanın son 10. gününün tek gecelerinde arayın.” diyor. Bu 21 olabilir,  23,25,27,29’u… Çok nadir hallerde de  Abdülaziz Debbağ Hz.“Ramazanın dışına da taştığı olur.” diyor Kadir gecelerinin. Bu çok nadiren olan bir olay olsa gerek.

        Kadir gecesinin daha başka özellikleri de var, insanlar bunu az çok hissedebiliyor. Kadir gecesi çok soğuk olmaz, çok sıcak olmaz, rüzgar hızlı esmez. Yani ılıman, yumuşak, sevimli bir gece.Şimdi fakat Hadisi Şerifte Salatü Selâm Efendimiz ne diyor: “Niyet amelden üstündür.” Hadisi Şerif: “Niyet amelden üstündür.” 27.Gece,Kadir gecesi değilse dâhi, kadir gecesi olarak niyetinde bu var.Kadir gecesi olarak bunu karşıladığın an, aynen Kadir gecesinin ecrini alıyorsun.Aynı o ecri alıyorsun… Cenab-ıHak çok cömert. Bu ecirden hiçbir kaybın olmuyor. Bu gece fecir zamanına kadar selamettir. Allah’u Teâlâ 1. Kat semavatta tecelli eder. Çok kalabalık melekler grubu iner,  Hz. Cebrail iner yeryüzüne.

        Bu geceyi çok iyi değerlendirin. Hatta teravihi bile yatsıdan sonra burada kılmasak bile olur. Eve döndüğünüzde nafile ibadettir teravih, bunu kılın. Onun üzerine de biraz ilave yapın. Çünkü bu gece yapılan her türlü ibadet 83 yıl, 7 ay gibi bir karşılık buluyor. Düşünebiliyor musun? Bir ömrü bu gece karşılıyor, bir ömrü…Ki her insan 83 yıl da yaşamıyor. 83 yıl, 7 ay gibi bir zaman.

        Yani bu gece uyumamak lazım, bu gece dünya işi ile uğraşmamak lazım. E şimdi zikirden sonra eve dağılan insan; eve gider, iki rekat nafile namaz kılar, bilemedin biraz tesbih çeker, vurur kafayı yatar. Ama sizin teravihi ben evlere yüklersem 20 rekat, hadi biraz da ilave yapalım; şöyle yarım saat,bir saat derken, biraz zikir fikir derken tan yeri ağarır. Yani o şekilde de metazori bu iş değerlenmiş olur.

         İnsanın nefsi böyledir; Allah’ı sevmez, şeytana bayılır. Allah’ın düşmanıdır içimizde taşıdığımız nefis.Ruh ise Allah’ın dostudur.İçimizde iki kardeş; biri kafir, biri mümin…

         Bu gecenin her türlü ibadeti  bir gecede 83 yıl, 7 ay gibi bir karşılık buluyor. Bu Cenab-ı Hakk’ın çok büyük bir lütfu, cömertliği. Biliyorsunuz Kur’an bu gecede nazil olmaya başladı. Bilip bilmediğinizi bilmiyorum, Peygamberimizin peygamberliği bu gece ilan edildi, kendisine tebliğ edildi. Şimdi 27. gece ramazan gidiyor ama Muhammed Aleyhisselam’a Hoşgeldin diyeceğiz. Bu gece tebliğ edildi. “Ya Resulallah! Sen hoş geldin!Canıma hoş geldin, fikrime hoş geldin, niyetime hoş geldin, gönlüme hoşgeldin, hayatıma hoşgeldin, yaşantıma hoşgeldin…Ramazan bitti ama ben seninle artık çok mutluyum, çok huzurluyum.Yani senin yolunda, senin izinde, senin bayrağını taşıyacağım.” gibi niyetlerle ne yapacağız; Ramazan’dan sonra da aynı sevinç, aynı sürur içinde ne yapacağız;Cenab-ı Hakk’ın ipine sımsıkı sarılacağız.Çünkü Peygamberimizin, peygamberliğinin bildirildiği, ilan edildiği gece Kadir gecesidir. Cenab-ı Hak Ayet-i Kerime’de: “Siz Kadir gecesinin ne olduğunu bilir misiniz?” Bize soruyor… O gece, 83 yıl 7 ay gibi bir ecir kazanabileceğin gece!

      Yani Cenab-ı Hakk’ın senin ömrüne koyduğu mihenk taşı bunlar.Onun için bu geceyi iyi değerlendirmek lazım.Ve yılın içinde 52 tane Kadir gecesi var, bunu şimdilik bilmenize gerek yok.Sadece bu değil; bir yılın içinde 52 tane Kadir gecesi var. Sonraları zaten bunu kendiniz öğreneceksiniz ama biz evvela bir Kadir gecesinin kadrini bilelim. Onu değerlendirmesini öğrenelim.Sonrası zaten gönüllerde coşar, taşar, gider, açılır, gider.

       Şimdi şu toplumlara bakıyorum, cemiyetlere bakıyorum; çok iğrenç, çok bayağı bir hal almış.Yani Benî İsrail’den tarihteki hiçbir farkı yok. Benî İsrail bu tavırlarla Allah’u Teâlâ’nın lanetini kazandı. Allah lanetledi sonunda onları. Yani biliyorsunuz Musa’ya yaptıklarını işte…

       Kızıldeniz’i 12 yerden yarıldı, karşıya geçtiler. “Biz açız.”Dediler, Allah bıldırcınla kudret helvası yolladı cennetten. Gene nankör geldiler; arka arkaya, kaç tane… Biliyorsunuz Samiri, Musa Turi Sina’ya çıktı; aldından buzağı yaptı, ona tapmaya başladılar. Hatta “Harun Aleyhisselam’ı bile sen öldürdün!” diye iftira attılar kendi peygamberlerine.

      Bu kadar ileri gittiler.. Şuandaki bu kavmin de %95’inin hiçbir farkı kalmamış durumda. Bu kadar bozuk cemiyetlerin içinde Allah’u Teâlâ’nın ipine sarılan için, Salatu Selâm Efendimiz şöyle bir müjde veriyor bize: “Zamanın tefessühünde -ki tamamen, zamandaki insan tefessüh etmiş- istikamet sahibi mümin 40 şehit sevabı alır.” diyor. 40 şehit sevabı…. Bugün Canan-ı Hak bir şehide: “Kabirden kalk!” diyor, “İşte cennetler; yürü git… Sana sorgu sual yok!” diyor. Gerçi sofiye de yok, hakiki derviş ise kişi onada yok, bunuda… Defalarca size dedim. Dedim ya; bunlar bu gece yıllardır anlatılagelmiş. Herkes bazılarını biliyor. Yani her müminin gönlünde Kadir gecesinin aşağı yukarı bir profili mevcut.

       Cenab-ı Peygamber (sav) Efendimiz: “Dünya ahiretin tarlasıdır.” diyor. “Dünya ahiretin tarlasıdır.”Ne yaptıysak burada yapacağız; ne yaptıysak burada yapacağız çünkü insanın önünde kabir hayatı vardır, berzah vardır, mahşer vardır, cennet vardır, cehennem vardır. Yani“Siz” diyor, Sallallahü Selam Efendimiz diğer bir hadislerinde: “Siz  çok uzun bir yoldasınız. Dünya hayatı bir ağacın altında bir uzun yola giderken, bir ağacın altında verdiğiniz mola kadardır.” Dünya hayatı bu.

       Dünyanın bin yılı;Cenab-ı Hakk’ın bir günü, cennetin bir saatidir. Cenabı Hakk’ın; yukarıların zamana göre, en uzun yaşayan insanımız birkaç dakika yaşıyor.Bu zaman içindeki zaman, küçük zamana büyük zaman, büyük zamana küçük zamanı Cenab-ı Hak sığdırabiliyor. O, O’nun becerisi. Böyle olunca madem dünya ahiretin tarlasıdır; burada alabildiğine, elinden ne geliyorsa yani ibadette tahihatte, Cenabı Hakk’ın hoşnut olacağı amellere gayret edeceğiz.

     Akıllı insanın edebi, şiarı, şahikası bu olur, başka bir şey olamaz. Ki bu dönüm noktaları olan yılda üç beş gece var. 52 tanede başka var, o sonraki.. Yaniikinci  boyuttaki muhatap olacağımız konular. Burada değerlendireceğiz ve bol salavat getireceğiz. Bütün Allah dostları diyorlar ki: “Kitaplan hiç ihtilafa düşmeden,HurufunAhtabSıdkı sadakatle getirilen bir salavat, insanın amel defterinden 10.000 büyük günahı siler, döker.” diyor, “Helak eder.”

      Bak bir salavat 10.000 büyük günahı! Ki ben hiç sanmıyorum kihiçbir dervişin, zikredenin amel defterinde 10.000 büyük günah olmaz. Büyük günah-ı kebair dediğimiz yani büyük günahları olmaz. Küçük günahlar zaten Allah’ın ipine sarılan insanlar da abdestle, namazla, bir arkadaşına söylediği hoş güzel bir kelamla ve böyle selamla, buna benzer birçok şeylerle zaten dökülüyor, öyle kalıyor. Burada ne anlıyoruz? Salavatın getirisinin ne kadar büyük olduğunu anlıyoruz, ne kadar Cenab-ı Hakk’ın cömert olduğunu öğreniyoruz, görüyoruz. Buradabir salavat adamın günah defterinden 10.000 büyük günahı dökerse, gerisini sen düşün..

      Ve yine Salât ve SelâmEfendimiz bir hadis-i şeriflerinde buyuruyor ki: “Benim körelmiş sünnetimin sadece bir maddesini hayata geçiren insan, 100.000 yıllık  ecir alır.”“100.000 yıllık ecir alır.” diyor ve “Onun şefaatine ben kesinlikle vesile olurum.”Diyor. Böyle bir vaadi var…

   E şimdi de Allah razı olsun öyle olunca ne yapacağız? Rabbimizi çok anacağız, Habibullah’a bol bol salavat getireceğiz bu gece. Zaten buradahalaka-i zikir kurulacak ki ona giren insanda menfi bir şey kalmıyor.Günahtan yana bir şey kalmıyor, kul hakkı hariç..

        Bu gece sizden özellikle de bir isteğim, bir istirhamım olacak. Kul hakkı dediğimiz zaman bu sırf para pul, mal matah ile sınırlı değildir. Araba kullanıyoruz; biri bir biçimsiz hareket yapar “Lan hayvan oğlu hayvan! Falan filan” deriz. Bunlar hep kul hakkıdır. Bunun için ne yapacağız? Bu gece oturacağız Cenab-ı Hakkın huzuruna ve diyeceğiz ki: “Yarabbi elimden,dilimden,  gönlümden, gözümden; hangi hakları gasp ettiysem evvela müminleri sonra da bütün kulları, mümin olmayanlarda dahil… Bunların günahları namına (kendi günahının namına değil!)…”Bunların günahları namına ne yapacağız? Oturacağız, 1-2-3 tesbih çevireceğiz. “Estağfurullah el azim, Estağfirullah el Azim, Estağfirullah el Azim”

      Onların günahları namına, onlardan gasp ettiğin hakları, onlara iade etmiş olursun ve yarın mahşerde bundan sorguya çekilmezsin.Yani kul hakkı hariç, zikir meclislerinde günahlar dökülüyor. Ama kul hakkı dökülmez.

      Şimdi Salat-ü Selam Efendimiz diyor ki: “Gıybet zinadan büyüktür!” Hadis-i şerif bu. “Gıybet zinadan büyüktür!” Gıybet o kadar sinsi bir haldir ki; yani aklın alamayacağı kadar sinsidir. Riya gibi, bir mermerin üzerinde yürüyen karıncanın ayak sesi kadar sinsidir. Bayram kardeşimiz  burada yok. “Yav Bayram’ın boyu uzun veya boyu kısadır.” demek onun arkasından gıybettir ki böyle haklar mutlaka üzerimizde mevcut.Yani senin nefsinden kaynaklanarak işlediğin günahlar, bu tür gecelerde tövbeile, istiğfar ile, zikir ile, fikir ile, salavat ile helâk olurken; kul hakları kalıyor. Kul haklarını da bu şekilde kapattığımız zaman, böyle bir mübarek geceden sonra  tertemiz bir defter ile yolumuza devam ederiz.

       Mürşidimiz:“Kardeş senin yaşın kaç?”

       Kardeşimiz: “59”

     Mürşidimiz:“Az kalmış, 63’ten sonra Pir-i Fani olur kişi, 70’ten sonra günah defterini kaldırırlar.Bu hiç yok artık, müminse!”

      Günah defterini kapatırlar, sadece sevaplar yazılır.Ve diyor “Hesabı da çok kolay olur onun.” 80’e girdiği vakit zaten melekler dâhi ona saygı gösterir ve “Derler ki” diyor “Bu yeryüzünde Allah’ın esiri.”

      Başka bir kardeşimiz: “Yaşım 69 efendim.” Diyor.

    Mürşidimiz:“Siz de Allah’ın izniyle artık sırat köprüsünü geçmişsiniz, Allah mübarek etsin.”

      Şimdi dünya ahiretin tarlası ise; burada ibadette hırsımız da olacak, gayretimiz de olacak, ondan sonra her türlü iştihate  gün vereceğiz. Çünkü burada ne kadar çok ekersek, orada o kadar çok biçeceğiz. Mal da, matah da dünya için fazla.Hırs çok iyi bir hareket değil, o şeytandan geliyor. Ama Allahu Teâlâ’nın yolunda, SıratelMüstakim’in yolunda, kişinin gayreti ne kadar fazla olursa ötelerde işi yolu o kadar kolay olur. Bunun bilincinde olarak  böyle bir gece, böyle geceler fırsattırinsanlar için. Bir daha ki böyle bir geceye kavuşup kavuşamayacağımızı bilemeyiz, yarına çıkıp çıkamayacağımızı bilmeyiz,  oda ayrı bir konu…

            Onun için kadir gecesinin profilini zaten herkes biliyor. Bunu uzun uzadıya işte Kadir şöyledir, Cibril şöyle indi, melek şöyle indi, Allah beni bundan sorgulamayacak. Şimdi bana Allah’u Teâlâ bana: “Sen Musa’nın,İbrahim’in, Âdem’in hayatını neden öğrenmedin?” Sormayacak. Ben bundan sorgulanmayacağım ki hiçbir mümin sorgulanmayacak. Şimdi AllahuTeala’nın bize çizdiği, bize gösterdiği farz-ı ayın olan yani mutlâkiyet ifade eder. AllahuTealaAyeti Kerime’lerde de bunlarda “innallahe” yani kesinlik ifade eder; bu şekilde ifade eder, bize ulaştırır.

      Yarın Mahkeme-i Kübra’da sorgulanacağız, bize yararlı olacak.Yani bizi zora sokmayacak amel, bize lazım olan bu. Yoksa islâmi kültürü mesala; şunun hayatı, bunun hayatı veya filan velinin hayatı, nerede doğdu, ne yaptı, nereye gitti, ne kadar müridi vardı? Bunlardan sorgulanmayacağız. Evvela ne yapacağız? Şeriat, şeriat… Bütün peygamberlerin getirdiği ilimdir. Tarikat, şeriatın incelmiş halidir, bir üst basamağıdır.

 “Şeriattır cümle işlerin başı, şeriatsız tarikat şeytan işidir”

            Şeriattan bir iğne kadar taviz veriyorsa bir tarikat; o bozulmuştur, o kokuşmuştur, o artık tehlikelidir.Bunun bilincinde olarak….

       Peki şeriat nedir? Kur’an ve hadis! Allah ne diyor? Resûlullah ne diyor? Ya falan efendi şunu demiş, falan bilmem ne, bunlar boş laf! Allah’ın ve Resulullah’in sözünün üzerine hiçbir söz olamaz. Bunları kale almayacağız hiçbir zaman.Hani bu gece, yarın gece değil! Hiçbir zaman!

      İşte böyle temiz bir gönülle bu gecede  Allahu Teâlâ’ya açılan eller asla ve asla boş dönmez.

NOT: KADİR GECESİNİ NASIL DEĞERLENDİRELİM? SALAVATIN FAZİLETİ! KUL HAKKINDAN KURTULMA? ŞERİAT, TARİKAT? Adı ile yayınlanan sohbet 2010 yılı öncesine ait olup içeriğinde ki eskimeyen ilim gönüllere şifa olur inşaallah.

CEVAP VER

Yorumunuzu yazınız
İsminizi yazınız