CENÂB-I HAKTAN İSTEYİN

0
201

Bu hadisi şerifin ehemmiyeti çok büyüktür. “Kulum benden isterse veririm, istemezse gazap ederim.” nefis Yarabbi hadi bakalım göster kendini, hadi bakalım göster bakarım,hadi bakalım göster kendini… Bu sefer bıkkınlık usanç geliyor..Ee hani verecektin diye vaat ediyorsun, hem vermiyorsun diyoruz kendi kendimize. Bu çok yanlış, çok yanlış…Bak kendisi söylüyor, Allah Haşa yapmayacağı şeyi söylemez,“Kulum benden isterse veririm, istemezse gazap ederim.” diyor. “Benden ümidini kesen müminden, benden ümit var olan kafirdaha hayırlıdır.” diyor. Bak şimdi ümit kesmenin de ne kadar yanlış olduğunu anlıyoruz. Yahu dur bakalım, şunu gördün al bakalım kulum, bunu gördün al bakalım kulum, bu onun şanına yakışmaz ki zaten. Şimdi bakın burada çok ince bir nokta var. dünyanın 1000 yılı Allah’ın bir günü diyoruz. Biz Allah’tan istedik veya ister göründük yani sen bilirsin gene dedik. Ne oldu bir yıl oldu Allah’ın zamana göre bir saniye değil ki bu, 1. Madde. 2. Madde Allah Mümine hemen vermiyor. Peygamber Salatü Selam Efendimiz diyor ki bir hadis-i şeriflerinde “Mümin Allah’tan bir talebi olduğu zaman meleklere der ki biraz verme, biraz geciktir. Allah’ın birazı bizim ömrümüzden fazla. Verme biraz, yalvarsın. Ben onun sesini duymak istiyorum, kafir ise istedi mi hemen ver defet bunu, buradan kapımdan, ben bunu duymak istemiyorum diyor. Bunu Peygamberimiz haber veriyor bunları bile bile; bu olmadı, olmayacak zaten bu! Böyle olacak çünkü. Kim ki benden isterse veririm istemeyenede gazabımı indiririm. Allah’tan istememek günahlardan. Kıt kanaat geçiniyoruz ya öyle gideriz demek günahlardan. İşte kendisi diyor Allah’uTeâla’nın ben söylemiyorum kim ki benden isterse veririm, istemeyene de gazap ederim. Yani Allah’tan istemek ibadetin önemli bir kısmı. Burada ne oluyor? O Rab oluyor, O veren oluyor, O cömert oluyor, O himmet sahibi oluyor, O merhamet sahibi oluyor,O lütuf sahibi oluyor, O kerem sahibi oluyor. Alan el veren elden hayırlı. O nun eli her zaman hayırlı. Bir çok şeyin ifade şekli açığa çıkıyor buna istinaden hangimiz beş vakit namazdan sonra yap bir kıyak diyoruz, diyor muyuz? İşte bu yanlış bu suç hatta bizde ediyoruz, Ahmet’e Mehmed’e ver ama bana da sen bilirsin verir misin vermez misin diyoruz. Öyle değil, Sen benim Rabbimsin, ben senden istiyorum. Şeyh Muhittin Arabi Hazretleri’nin babası gelmiş Abdulkadir Geylani hazretlerine. Ne demiş bana demiş bir erkek evlat lazım. Abdulkadir Geylani Hazretleri Allah’tan iste demiş. Vallahi sen kimden istersen iste ben, senden istiyorum demiş. Ben senin kimden isteyeceğini Ben bilmem demiş ama ben sana geldim, senden istiyorum. Be mübarek Allah’tan iste,  hayır demiş, ben senden istiyorum. Bir daha demiş Allah’tan iste, ben senden istiyorum demiş. Hazret bakıyor levhe,  öyle yaratılacak bir adam yok, Allah’nLevhine bakıyor dönüp  adama bakıyor perişan olmuş, 3 aylık yoldan, Endülüs’ten gelmiş. Bir daha bakıyor yok, Bir daha bakıyor, ona acıyor bir daha bakıyor. Dayanamıyor şöyle vallahi diyor senden koparıp alıyorum Allaha yok ama yarat diyor, yarat artık. Çok perişan bir adam.Allah’a nazı geçiyor, duasını kabul ediyor, eli havadayken gel diyor sırtını sırtıma daya. Adam dayayınca bir  enerjinin aktığını hissediyor. Döndüğü gecede Muhittin Arabi hazretleri ne hamile kalıyor annesi. Onun için manevi evladıdır derler, Muhittin Arabi hazretleri Abdulkadir Geylani hazretlerinin. Şimdi bak Adam’daki Azme bak, sen kimden istersen iste diyor. Bu lafla Allah dostu olduğunu biliyor, sen alırsın ben alamam, ben sana geldim, sen ne yaparsan yap, nerden koparırsan kopar ama benim hacetimi gör diyor. Allah’tan da böyle istemek lazım işte biz bunu yapmıyoruz bunu yapmamakta ayriyeten bir yanlış. “Rabbena Atina fiddünyahaseneten ve fil ahireti haseneten ve kına azabennar.” O da çoğu zaman kalp yadellerde! Böyle değil, samimi olacak. “Ya Rabbim sen yaratansın, sen güçlüsün, sen zenginsin, Ganisin.” Yani işte demiyoruz demek lazım Bizim başka el açacağımız yok ki! Ama biz istiyoruz ki hemen olsun. aceleciyiz eğer benim şiarımda  acelecilik olsaydı diyor bir hadisi Kutsi de Cenabı Hak suç işleyen kulu cezalandırırdım, bir haftada kimse kalmaz dı diyor. Acelecilik şeytandandır! Böyle değil işte, Allah’ın yasaları Allah’ın acelesi yok Allah’ın sabrına sabretmekte her baba yiğidin harcı değildir. Cenabı hakki peygamberler dahi hakkıyla  bilemiyorlar  bilinmesi mümkün değil zaten.Şunu biliyoruz  Allah’u Teâlâ o kadar iyi ki,  iyilik kelimesi  onu ifade etmez. Diyor ki kim ki beni zikrederse, hafi (sessiz) olarak ben onu hafi olarak zikrederim. Şimdi Allah’ın büyüklüğüne bak!  Sen Allah’ı zikrediyorsun o da seni zikrediyor. Kim beni açık açığa  bir toplumun içinde zikrederse ben onu daha hayırlı bir toplumda açık olarak zikrederim.Sen ben neyiz ki zikredilecek şu büyüklüğe bak. Allah’ım ne kadar iyi biri. Bu kelimeler ifade edilebilir mi mümkün mü? Alemleri yaratan ki onun zikredeni zikrediyor ve bi yerde tembihliyor Habibime salavat getirin, bende getiriyorum diyor. Ne dehşetli kelime bu.. Şimdi gel anla onun cömertliğini, büyüklüğünü. Bir anlamaya uğraşın.İnsanın aklı havsalı almıyor o kadar yüce bir Allah ki, onu tahayyül etmek çok zor. Zikredeni zikrederim diyor Zakir, zikreden benim yol arkadaşım gibidir diyor. Veliler benim dostlarımdır diyor. Şimdi Mümine, dervişe, veliye verilen değeri düşün! Hangi akıl,havsala  alır. Hepimizin dertleri bu değil, para, senin inşaat’ın yarım kalıyor, benim mazotun bitiyor, onun karısının mantosu eksik.. Dünya bu zaten, başka bir şey değil ki! Allah verecek, mutlaka ama Allah’ın bir günü dünyanın 1000 yılı olduğuna göre, bizim 1 sene 1,5 sene ya da 6 aylık bir zamanımız saniye bile değil. Öyle olunca o Kutsi Hadis ister istemez gündeme geliyor.“Kim ki benden isterse veririm, kim ki istemezse gazap ederim.”Diyor. İşte biz istemediğimiz için bu hallere düşüyoruz. Demek istediğim bu biz adam gibi istemiyoruz, Allah’ın gazabına uğruyoruz. Adam gibi istiycez.“Ya Rabbi, sen her şeyin sahibisin…” Bir kere vermedi diye küsmücez. Kimisi küser. Ben sana alındım der. Ya sen kime alınıyorsun, kime delikanlılık taslıyorsun, kime kafa tutuyorsun? Sen hep eyvallah diyeceksin. Vermedimi yine isteyeceksin.“Yarabbi ben dilenciyim kapında,  bak avucumu açtım, boş çevirme beni.”Ben bile kapıma bir dilenci gelse boş çevirmiyorum ki, ben kul iken boş çevirmiyorsam senin şanına bu avuca bir şey koymak düşer. Mevlana’nın dediği gibi şöyle koy bakalım bir şey diyecen. Ya böyle samimi istiycen Allah’tan. Biz bunu yapmıyoruz, gazap ediliyoruz.. Kim ki benden isterse veririm, istemezse gazab ederim  diyor. Salatu Selam Efendimiz’in bir hadisi aklıma geldi.“Her nefsin bir himmeti, bir de gayreti var.”Diyor. İşte Allah’tan istemek himmet kısmı, Allah’a ibadet etmek,himmet kısmı,Allah’ı sevmek himmet kısmı, Resulullah’ı sevmek himmet kısmı. “Rabbena Atina fiddünya haseneh” yani dünyanın hasene kısmının tamamı himmet kısmı. Ne diyor Salat Selam Efendimiz “Her nefsin bir himmeti, bir gayreti var.” Yapılan her türlü iyilik, ibadet,taat, ibadet deyince biz namazda oruçla zekat vs tabii biz sınırsız çiziyoruz.Bir güzel söz sadakadır.Selatü selam Efendimiz “Sabah namazını kılıp, işine gidip bütün gün çalıştığı aynen ibadet gibidir.” diyor bunu ben söylemiyorum Salatü Selam Efendimiz söylüyor bir insan namazı kıldıktan sonra abdesti ne kadar muhafaza ederse. Eğer o abdesti muhafaza ettiği donemde, gıybet etmiyorsa, birine sövüp saymıyorsa, birinin namusuna bakıp kalbinden ıvır zıvır geçirmiyorsa, konuştuğunu hayır konuşuyorsa,  o namazın devamı gibi ecir alır diyor. Bunlar bu hadisin hep himmet kısmına giriyor işte biz o hadisin himmet kısmına samimi olarak sarıldığımız zaman güncel hayatımızda namaz kılınıyor, işe gidiliyor, o sevaplar alınıyor ama bundan haberimiz yok. Tabii bunlar kaydediliyor ve bu sevaplar Allah katında büyütülüyor. Allah’mız çok cömert. Şöyleki bugün nasıl bir fidan dikiyorsun, yıllar içinde koca ağaç oluyorsa,Allah’u Teâla’nın katında yükselen her hayır hasene, Cenabı Hak sanki ekilmiş fidan gibi durmadan büyütüyor, büyütüyor, büyütüyor ne hale geliyor. Hadisi şerifte ne diyor “Kul Sübhanallah dese samimi olarak, yerle gök arası sevap getirir.” Subhanallah çok büyük zikirlerdendir. Şimdi burda himmet kısmını, amelleri göz önüne getirdiğimiz zaman, burada bizim iki tane çok büyük eksiğimiz oluyor. Biri tevekkül, biri de dua istemek. Bu ikisinden uzağız. Biz hep nefsimize emekli maaşı alıyoruz yetmiyor 3 gün çalışsak mı? şunu yanında çalışalım da bir ek gelir olur veya başka güncel bir iş yapalım da, falanınfayansını  yapayım da, oradan bir de ek gelir gelsin vs. bunlar var. Bunlar nefsin ikinci kısmı, gayret kısmına giriyor. Himmet kısmından ayrıldı, niçin? Tevekkül edilmedi. Orada niçin Yaradandan istenmedi?  İstemeyene gazap ederim diyor! Biz dedik  dervişiz, zikir fikir ibadet yaraşır, yaradan iyi kötü bir ekmek  vermiş bize. Peygamber Efendimiz öyle demiyor ki! Benim dönemimde ashabım içinde fakirlik saadettir ama ahir zaman ümmeti için zenginlik saadettir. Bir çorba, bir hırka devri değilse biz ne yapacağız? Bizi Yaradandan istiycez. Bıkmadan, alınmadan kırılmadan darılmadan… Bir çoğu  namazı tavırla kılar! Bunlar yanlış. Allah’u Teâlâ hiç bir mümini boş çevirmez ama bir zamana yayar. Bizim için bu uzundur ama onun için kısadır ve belkide o zaman da bizim bilmediğimiz bin türlü hikmet, hayır gizlidir, biz göremeyiz. Diğer bir ibadet de dua ibadettir diyor. “Yaradana açılan el duadır.”Diyor. “Omuz hizasına kalkan el duadır.”Diyor. Hiçbir şey söylenmesen dua için açıldı.Avucuna bir şey konulacaksa omuz hizasına kaldır Yaradana elleri.. İslamda ruhbanlığa yer yok. Ya Rabbi ben elimi sana açtım koy avucuma bir şey ne koycaksan. Biz bunu yapma da geciktik. istemeyene gazap ederim diyor. Üstüne basa basa söylüyorum.. Biz cemiyetler olarak bu tehdide mazhar olduk. Sen ben o değil. Şimdi bakın, çok zengin bir baba düşünün,  Mal, mülkü var. Onun küçük oğlu gelip dese ki “Baba bana 100  lira, 50 lira  ver.” Baba da cömert bir baba.O adam üzülür mü, sevinir mi, ne yapar? Seve seve verir, avucuna koyar, var zaten Gani. Bu bir misal. Cenabı hak baba değildir. Baba, oğul, kutsal ruh bunlar şirk ehli oldu.Allah çok zengin, çok cömert, merhametli, kullarını çok seviyor. Bu kadar merhametli iken açılan el boş dönmez ama Allah da elini indirmeden avucuna koyacak da değil yani. Bu iki şeyin bilincinde olacağız istemede ısrarcı olacağız. Azmi Baba ne diyor?

“Bilirsin ben kulum, sen Sultanımsın

Dilde zikrim, kalbimde tercümanımsın.” Diyor.

İşte bu şuurla, bu çok samimi bir şuur ama bu şuura ulaşınca da Allah’u Teâlâ ya diyor ki

“Degil 7 cehenem, 100.000 cehennemin  olsa korkmam birinden

Rahman ismi nazil değil mi senden?”

Nasıl diyeyim adam Allah’a yaklaşmayı biliyor ve Allah’a söylemeyi biliyor Rahman ismi nazil değil mi senden diyor. Rahman’sın işte, o samimiyeti bulup..Allah’u Teâlâ’da diyor ki Musa aleyhisselamakutsi hadiste “Ya Musa! Atının torbasına koyacağın arpayı dahi benden iste.”Diyor, benden iste, başkasından isteme diyor. İşte biz bu şuuru kaybettik, uzun yıllar belki babalarımız kaybetti, belki dedelerimiz kaybetti. Onlar kaybettiği için de öyle bir örf adet anane bize ulaşmadı. Ne oldu bizdede bu geçmiştekiler  gibi kayıpta kaldı, biz bu günlere geldik. Onun için inşallahu Rahman bundan sonra  hep beraber Rabbimizden adam gibi isteyeceğiz. Yarabbi mülk senin, Yunus öyle diyor.

“Mülk senindir Kerem kânı

Kimsenin olmaz Allah’ım”

Bizimde olmayacak. Bırakta  biraz bekçiliğini yapalım, hamallığını yapalım, uğraşalım bir taraftan. Yani Allah yolunda kullanmak lazım.Kim benden isterse veririm, kim benden istemezse ona gazap ederim. Kutsi hadis direk Allah’u Teâlâ’nın kendisinden. Hakkaten de öyle. Geçmişimize bakalım, bu hadisin getirdiği mesaja uygun yaptık mı yani? Ben yapmadım şahsen, yapan varsa helal olsun. Benim aklıma bile gelmedi.Nasıl?Mutlaka alacağım! Nasıl hacıabiden 100 kağıt, 50 kağıt isteyip, alacağımdan emin isem, işte bu kadar güvenerek Allah’tan istemek. Allah zengin, Gani, cömert niye vermesin ki! Bu şuurla istemiyoruz da ondan. “Bir şey de şüphe ederseniz o duayı hiç etmeyin.”diyor bir de dua ederken diyor Salat Selam Efendimiz mutlaka kabul olacak inancı ile yapın. En ufak acaba gördün mü, o dua yerine ulaşmaz.Bu kadarda samimi olmak gerek.Cenabı Hak yalnız dünya isteyene kızar, yalnız ahireti isteyene de kızar. Şimdi Allah’u Teâlâ’nın orada kastettiği olay biz size rızkınızı veriyoruz, siz sizi azdıracak ateşe götürecek şeyler istiyorsunuz, yalnız dünya isteyenlere söylüyorum. İsterken Allah’u Teâlâ’dan yani mal mı istiyorsun, para mı istiyorsun, şifa mı istiyorsun, bir derdine çare mi istiyorsun, kiradan kurtulmak mı istiyorsun, mutlaka iki yönlü isteyeceksin. Ya Rabbi bana bir helal bir rızık kapısı aç, yani bana bol verirsen senin yolunda harcamayı nasip et.    Senin dinine, habibine, senin kitabına hizmeti nasip et. İşte bitti dünya şerri. Ne oldu iki taraflı oldu.      Allah yarın ibadetini senden istemiyor benden de istemiyor ama biz yarın değil ta ilerki senenin rızkını istiyoruz.İşte bir şey isterken onun da muhasebesini yapacağız. Biz istiyoruz ne için istiyoruz? Müslüman kefereye boyun eğmesin diye istiyoruz. Nefsin için istersen bu işte hadisin ikinci kısmına muhatap olur.

CEVAP VER

Yorumunuzu yazınız
İsminizi yazınız